
Bu arada, 2009 yılında petrol ithal eden hiçbir ülke, esas ürün kıtlığından şikayetçi olmadı. OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü), bu dönemde önceden belirlenen kotanın üzerinde petrol üretti. Kartel temsilcileri sürekli olarak, piyasaya iyi arz yaptıklarını ve petrol fiyatlarının yüksek olmasının onların hatası olmadığını tekrarladı. Petrol piyasasının çökmesi bekleniyordu. Fakat varil başına 37 ABD doları beklenmiyordu. Petrol üreticileri ve tüketicileri, varil başına 60-70 ABD dolarının kabul edilebilir bir piyasa fiyatı olduğunu düşünüyorlardı. Varil başına 90-100 ABD doları yüksek görünüyordu ama kabul edilebilirdi. Üreticiler, petrolün varil fiyatının 37 ABD doları olmasını, en korkunç kabuslarında bile düşünemezken tüketiciler de bu fiyatı en tatlı düşlerinde bile göremezlerdi.
Petrol fiyatına ABD ekonomisi ve ABD dolar kurunun etkisi
Petrol ürünlerinin başlıca kullanıcıları olan ABD ve Çin’de ham petrol rezervleri hakkında yapılan yayınlar, halihazırdaki kısa dönem petrol fiyatı üzerinde en büyük etkiye sahiptir. ABD ve Çin’de rezervlerin azalması, bu iki ülkenin endüstrilerinin durgunluktan çıktığını ve bu ülkelerin ve dünyanın geri kalan ülkelerinin ekonomilerinin genel olarak toparlandığını gösterir. ABD Elektronik Endüstrisi Birliğinin (EIA) önemli petrol rezervlerini açıklayan raporları, petrol işçilerini sevindirmedi.
Petrol fiyatlarının artmasındaki bir diğer önemli etkense, dünya emtia borsasının döviz borsasına bağımlı olmasıdır. ABD doları Avro ve dünyanın diğer önemli para birimleri karşısında değer kaybettikçe altın gibi petrol de yükselecektir.
Petrol çıkarma hacmi
Son on yıldır, petrole talep, ortalama yıllık %1.6 oranında artmaktadır. Petrol çıkarma düzeyindeki azalmadan mümkün olduğu kadar az bahsedilmesi iyi olur. Bununla beraber düşünülmelidir de. Son on yıldır ABD, Meksika, Norveç ve İngiltere’de daha az hacimde petrol çıkarılmaktadır. Bu ülkeler, petrol çıkarmada maksimum noktayı aşmışlardır ve üretimi yıldan yıla daha da azalacaktır. Bu arada, bunların dünyada çıkarılan petroldeki payı %17’dir (BP Dünya Enerji İncelemesi 2008’den edinilen bilgiye göre). En tehlikeli durum, Norveç ve Meksika’dadır; bunların çıkardığı petrol 2007 yılında sırasıyla %7, 7 ve %5.5 azalmıştır. 2009’da ise, dünya toplam üretiminin %12.6’sına sahip Rusya bu ülkelere katılmıştır. Şimdilerde, Doğu Sibirya’da jeolojik araştırmalar durdurulmuştur. Şu an için, yeni petrol çıkarma merkezlerinin geliştirme ve işletme karlılığı sıfıra yakındır. Bu durum, petrolün varil fiyatı 60-70 dolara çıkana kadar sürecektir.
Bu durumda, önümüzdeki yıl, başlıca beş petrol üreticisi şirket, ana malzeme arzını azaltacaklardır. Rusya, ABD, Meksika, Norveç ve İngiltere’deki petrol çıkarma hacmi %1 azalırsa ve OPEC, söylediği gibi %12 (hatta %10) daralırsa, dünya petrol üretim düzeyi %4.5-5 azalacaktır (diğer ülkeler petrol üretim hacimlerini aynı düzeylerde tuttukları takdirde).
Petrol üretiminde bu azalma, 1973 yılında OPEC mensubu bazı Arap ülkelerinin, İsrail’deki “Ekim Savaşını” destekleyen ülkelere petrol vermemeye karar verdiği “petrol ambargosu” denilen krize benzetilebilir. Hatırlayın, dünya petrol üretimi %4-5 azalmış ve petrolün varil fiyatı 3 ABD dolarından 9 ABD dolarına çıkmıştı. Bununla beraber, o zamanki ve şimdiki petrol üretimindeki azalmaya, tamamen farklı faktörler etki etmiştir. 1973’te petrol tüketimi artıyordu. 1973’teki azalmanın sebebi askeri ve siyasi krizdi, şimdiyse, tamamen mantıksal ekonomik sebeplerden dolayı azalmıştır. Bu nedenle, petrol fiyatlarının artmasını beklemek boşunadır. 1978 yılında, petrol üretiminin azaltıldığına dair “İran Haberleri” yüzünden meydana gelen ve 1973’tekinden farklı olarak ABD’de endüstriyel patlama dönemine denk gelen, 40 dolara kadar çıkan fiyatların sonradan 11 dolara kadar düştüğü “petrol ambargosunu” da hatırlamak anlamsızdır.
Mevcut kriz koşullarında arzdaki azalma hızı, gelişen piyasalar yüzünden talebin dayanabileceği azalma hızından daha yüksektir. Üstelik, EIA, yetersiz petrol arzından dolayı, 2011 yılında dünyanın enerji felaketiyle karşılaşabileceğini belirtmiştir. EIA’nın mantığı basittir. Petrol üretiminin artması için, 360 milyar dolar yatırılmalıdır. Krizlerde ve düşük petrol fiyatı koşullarında, şirketler, yatırımlarını azaltırlar ve bu da, petrol üretim düzeyinde ani düşüşlere sebep olabilir. Petrol talebi eski düzeyine erişecek fakat şirketler uygun zamanda yatırım yapmamış olduklarından petrol üretim düzeyi değişmeyecektir. Dolayısıyla, talep arzı aşacaktır. Ayrıca, petrol fiyatının, maliyet değeri açısından objektif olmadığı da dikkate alınmalıdır. Ucuz petrol çağı bitmiştir ve maliyet değeri yıldan yıla artmaktadır. Rusya gibi geleneksel petrol çıkarma bölgelerinde, varil başına ortalama üretim maliyeti, 4 ABD dolarından 7 ABD dolarına çıkabilir. Batipelajik petrol üretim maliyeti, 20 ABD dolarından 40 ABD dolarına çıkabilir. Buna, ana nakliye giderlerini ve ekstra giderleri de eklediğiniz zaman petrol üreticileri için kabul edilebilir fiyat (ve gelecekte de üretimin artırılmasına olacak sağlayabilecek fiyat), varil başına 60 ABD dolarıdır. Düşük fiyatlar, erişimi güç yerlerde yeni petrol üretim projelerine ön yargılı yaklaşılmasına sebep olmaktadır.
Petrolün geleceği
Petrol fiyatları, 2009 yılında 1998’de olduğu gibi yükselme eğilimine dönebilir. Yükselme eğilimine dönmesi demek, petrol varil fiyatının 40-80 ABD dolar aralığında hareket etmesi demektir. Bu yılın ilk yarısında, piyasa, birçok spekülatörün etkisinden kurtulacaktır. Bu nedenle, petrol varil fiyatının 40-80 ABD dolar aralığında kalması beklenebilir. Geçici olarak 20-25 ABD dolarına düşmesi de mümkündür. 2009 yılının ikinci yarısında, piyasa, arzdaki azalmayı hissetmeye başlayacaktır. Dünya ekonomisi, 2008 sonbahar şokundan sonra adapte olmaya başlayabilir. Birçok varlığın panik yüzünden elden çıkarıldığı anlaşılacaktır. Petrol arzındaki azalma, bu yılın ikinci yarısında daha kuvvetle hissedilecektir. Petrol varil fiyatları, 50-70 ABD doları aralığının üzerine çıkabilir. Buna göre, 2009 yılında petrolün ortalama varil fiyatı yaklaşık 60 ABD doları olarak tahmin edilebilir. Bu yılın sonunda petrolün rehber fiyatı, varil başına 65 ABD doları olabilir. Bununla beraber, bunlar sadece tahmindir ve gerçekler bambaşka olabilir. “Obama planının” ne derece başarılı olacağı ve dünya ekonomisi yeni bir durgunluk dönemine girerse, ABD dolarının istikrar durumunun ne olacağı bilinmemektedir. Ancak, petrol üreticisi birçok ülkenin parlamentoları, bütçe ve bütçeyle ilgili petrol fiyatlarını karamsar tahminlere göre yeniden incelemeye almışlardır.